Whatsapp : +91 00000-55555

Personal Blog a Blogging Category Flat Bootstarp Responsive Website Template | Single :: w3layouts

Alâeddin Tepesi - Konya

Alâeddin Tepesi, Türkiye'nin Konya ili kent merkezinde, üzerinde Alâeddin Camii ve avlusunda sekiz Anadolu Selçuklu Sultanı'nın mezarı da dahil olmak üzere önemli tarihî yapılar bulunduran tepe. Konya ovasının batı kenarındaki dağların son yamaçlarına yakın bir mevkide yer alan, 450 x 350 metre boyunda, 20 metre yüksekliğinde oval planlı bir höyüktür. Şehrin tarihi boyunca gelişimi bu tepenin etrafında şekillenmiştir. Frig döneminden Cumhuriyet dönemine kadar mimari ve arkeolojik mirası katmanlar halinde bünyesinde barındıran tepe, adını üzerindeki Orta Çağ Konyası'nın ulu camisi olarak inşa edilen Alâeddin Camii’nden ve Konya Köşkü olarak da bilinen Alaeddin Köşkü'nden alır. Günümüzde bir mesire yeridir. Çevresini bir tramvay hattı dolaşır. 1941 yılında Türk Tarih Kurumu'nun yaptığı kazılar sonucunda, Alâeddin Tepesi üzerindeki ilk yerleşimlerin MÖ 3000'li yıllarda, Erken Tunç Çağında yapıldığı bilinir. Tepe, sonraları Hititlere ev sahipliği yaptı. Hitit Krallığı'nın MÖ 1190'da yıkılmasının ardından Friglerin egemenliğine girdi. Bu dönemde tepeye "Kawania" ismi verilmişti. Friglerin ardından bölge Lidyalıların eline geçti. MÖ 547 yılında Lidya Krallığı'nı yıkan Ahameniş İmparatorluğu döneminde ise Kapadokya satraplığına bağlı bir kent haline geldi. Kawania, eski Yunancada "Kaoania" olarak telaffuz edilmekteydi. Bu dönemde kentin adını, ses benzerliğinden ötürü Yunancada "tasvir" anlamına gelen "İkonion"a bıraktığı tahmin edilmektedir. Doğu Roma İmparatorluğu'nun hüküm sürdüğü dönemde İkonion, çevresindeki geniş bir bölgenin idari merkezi konumundaydı. Bu dönemde tepeyi çevreleyen surlar yenilenirken, sur dışına da bazı yapılar inşa edildi. 11. yüzyılın sonlarında Anadolu Selçuklu Devleti'nin başkenti olan Konya'nın ulu camisi ve Selçuklu sarayı Alaeddin Tepesinin kuzeyine inşa edildi. Caminin avlusuna II. Kılıç Arslan ve I. İzzeddin Keykavus tarafından birer türbe inşa edildi. II. Kılıçarslan'ın türbesi, kendisinden sonraki yedi sultanın daha gömüldü. Anadolu Selçuklu Devleti 1308’de yıkıldı. Karamanoğulları yönetimine giren kent, 1468’de nihai olarak Osmanlı İmparatorluğu'na katıldı. Alaeddin Tepesi üzerindeki Selçuklu sarayı, 17. yüzyıla kadar Beylerbeylik yerleşkesi olarak kullanıldı. 17. yüzyılda terk edildi ve harap hale geldi. Tepe, 19. yüzyıl sonunda hızla meskenlerden arındırıldı. 20. yüzyıl başında Rum Mektebi ve bir tiyatro binası inşa edildi, daha sonra orduevi, düğün salonu gibi yapılar yapıldı. Çıplak bir tepe olan Alaaeddin Tepesi, 1910'lardan sonra ağaçlandırıldı ve ağaç dikilen yerleri piknik yeri olarak kullanılmaya başlandı. Tepeye yeni bina yapılmaması, mevcutların kaldırılması, ağaçlandrılıp ağaçlandırılmaması konuları zaman zaman basında tartışıldı. Tepe, 13 Kasım 1982'de Gayrimenkul Eski Eserler ve Anıtlar Yüksek Kurulu’nun kararı ile "Arkeolojik, Tarihi ve Doğal Sit Alanı” olarak tescil edildi. Çevre ve Şehircilik Bakanlık Makamının 10 Mayıs 2019 tarihli "olur"u ile “Doğal Sit – Nitelikli Doğal Koruma Alanı” olarak belirlendi.

Bir Yorum Yapın

Son Yorumlar

  • Image Serhat
    Harika Bir Yer !
  • Image deneme
    bu bir test yorumudur.
  • Image Elif
    Gitmek için sabırsızlanıyorum !
  • Image Mustafa
    Çok beğendim. Konya gerçekten çok güzel bir şehir
Web hosting by Somee.com