Sille, Konya’nın Selçuklu ilçesinde, derin ve dar bir vadinin iki yakasında kurulmuştur. Doğal silüetiyle ve bu silüetle bütünleşen tarihi izleriyle, sivil mimarisi ve yerleşim dokusuyla, örf, adet ve gelenekleriyle, bağ ve bahçeleriyle farklı bir yerleşim yeridir. Anadolu uygarlıkları içinde çok mühim bir yeri bulunan, kültürlerin bir arada yaşadığı özel bir mekândır. Sille bölgesi, Frigyalılar’dan günümüze iskân görmüş, Bizans döneminden itibaren önemli bir yerleşim yeri olmuştur. Erken Hıristiyanlık devrinin ilk merkezlerinden; İstanbul-Kudüs arasındaki hac yolunun önemli konaklama noktalarından biridir. Hıristiyanlığın ilk yıllarında havarilerden Aziz Paul ve arkadaşlarının Konya’ya geldikleri, dinlerini yaymaya çalıştıkları, baskılar karşısında da Sille civarındaki dağlara çekildikleri bilinmektedir. Selçuklular, Karamanoğulları ve Osmanlılar da Sille’de hüküm sürmüş, burada günümüze dek ulaşan izler bırakmışlardır.Tarihi, coğrafi yapısı, mimarisi ve gelenekleriyle özel ve önemli bir yerleşim yeri olan Sille, 2001 yılında “kentsel sit alanı” ilan edilerek kültürel varlıkları koruma altına alınmıştır. Sille’de Hıristiyanlık döneminden kalma kiliseler ve manastırlar bulunmakta olup Hıristiyanlık tarihinin sembolik yapılarından biri olan Aya Elenia Kilisesi bunların başında gelmektedir. Selçuklu ve Osmanlı dönemlerine ait çok sayıda cami, hamam, çeşme ve köprü gibi Türk-İslâm eseri, Sille’nin mimari dokusunu oluşturan önemli eserlerdendir. Geleneksel Sille evleri, yörenin tarihi atmosferini yaşatmaktadır. Ayrıca, Sille’nin güney kesimindeki tepelere oyularak, kilise veya ev olarak kullanılmış yaklaşık kırk adet mağara, Sille’nin en önemli tarihi varlıkları arasındadır.
Serhat : Harika Bir Yer !
deneme : bu bir test yorumudur.